Günlük yaşamda vücudumuzun en dikkat çeken kısmı yüzümüzdür. Yüzün canlı ve sağlıklı görünmesi daha genç algılanmamızı sağlar. Ancak mimikler, güneş ışınları, genetik faktörler, sigara ve alkol kullanımı, beslenme alışkanlıkları, maruz kaldığımız kimyasal ve biyolojik etmenler yüzün üst tabakasının incelmesine, sarkma ve çökmelere neden olur. Yüzde bir takım kırışıklar ve istenmeyen çizgiler oluşur. Bu etkilerden korunmak, daha sağlıklı ve gergin bir cilde kavuşmak için son yıllarda dolgu uygulamaları önem kazanmıştır.

Dolgu uygulaması el, boyun, burun, dudak, yanak ve göğüslerde kullanılabilmektedir. Yüzdeki çökmelerden burun kaldırmaya, kaşlara kavis vermeden sarkmış memenin dikleştirilmesine, kuruyan cildin nemlendirilmesinden dudağa hacim kazandırmaya kadar geniş bir alanda uygulanabilen çok yönlü bir işlemdir. Dolgu işlemi sırasında kullanılan maddeler, tamamen cildin doğal yapısında da bulunan maddelerdir. İşlem sonrasında herhangi olumsuz bir etki bırakmamaktadır. Botoks uygulamasının yeterli olmadığı durumlarda dolgu, destek malzemesi olarak kullanılabilmektedir.

Dolgu uygulamasında kullanılan maddeler, ince uçlu iğnelerle sorunlu bölgedeki deriye enjekte edilir. İşlem çok ağrılı değildir. Yine de istenildiği taktirde lokal anestezi kullanılabilmektedir. Dolgu işlemi yaklaşık yarım saat sürmektedir. Uygulama sonrasında kişi günlük hayatına dönebilir. Dolgunun etkisi 6 ila 12 ay arasında sürmektedir. Bu süre kişiye ve yaşam tarzına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Dolgunun etkisi geçtiğinde bile cilt, eski halinden çok daha iyi görünmektedir.

Dolgu işlemi; gebelere ve emziren kadınlara, alerjik tedavi görenlere, kanser hastalarına, radyoterapi ve kemoterapi alanlara ve aktif deri enfeksiyonu bulunanlara uygulanamamaktadır.

Biz Sizi Arayalım